ana sayfa iletişim harita
ANA SAYFA DANIŞMANLIK EĞİTİMCİLER REFERANS ŞUBELER E. TAKVİMİ FRANCHİSE
EĞİTİMLERİMİZ

SEMİNERLER

HABER HATTI
Eğer sitedeki gelişmelerden haberdar olmak isterseniz e-mail listemize kaydolabilirsiniz.
  Evliliğin İlk Yılları
Evliliğin İlk Yılları E-Posta

Evliliğin İlk Yıllarının Zor Geçmemesi İçin Ne Yapmalı?

Evliliğin ilk günlerinden itibaren eşler kendi aileleriyle yeni kurdukları yuva arasında ne kadar uyumlu bir denge kurmuşlarsa evlilik müessesesi de o kadar sağlam temeller üzerine oturur. Genellikle evliliğin ilk yılları evliliğin gidişatı açısından çok önemlidir. Bilimsel çalışmalar da evliliğin ilk yıllarının ailenin temelini oluşturması açısından önemli olduğunu göstermektedir. Evlilik ekonomik, duygusal, sosyal, fikrî, pek çok yönü içine aldığından eşlerin bu konulardaki değerleri, kalıplaşmış düşünceleri açısından ilk yıllar bir uyum dönemidir ve bazıları için zor geçebilir. Bu uyum döneminde her iki tarafın ailesi önemli rol oynarlar. Aile, kişinin hayata bakışında davranışlarında sahip olduğu değerlerin ve kalıplaşmış düşüncelerin 1. dereceden belirleyicisidir. Kişinin düşünce yapısında hayat felsefesinde arkadaşlarının, aldığı eğitimin, okuduğu kitapların etkisi olsa da en etkili kaynak ailedir.

Sosyokültürel benzerlik uyumu kolaylaştırıyor

Evliliğin ilk yıllarındaki sorunların çoğu sosyokültürel açıdan farklılıklardan kaynaklanabilmektedir. Bununla beraber bazı durumlarda yakın akraba evliliklerinde sorunlar görülebilirken birbirine yabancı ailelerde sorun olmayabilir. Bunda kişisel farklılıklar ve ekonomik durum etkili olmaktadır.

Farklılıklara saygıyla bakın

Evliliğin başında yaşanan sorunlar kişinin bütün evlilik hayatında derin izler bırakabiliyor. Çatışma hayatın bir parçası olsa da seviyeli olması önemli. Ailelerin birbirine gösterdiği saygı kadar eşlerin birbirinin ailesine karşı gösterdiği saygı da etkili olmaktadır.

Ailelerinizin aleyhinde konuşmayın

Evlilikte yapılan en büyük hatalardan birinin eşlerden birinin diğerinin ailesini olumsuz şekilde eleştirmesidir. Ailesi eleştirilen eş bu durumda ya kendisi de eşinin ailesini eleştirmekte ya da savunucu pozisyona geçmektedir. Böylece ya tatsızlık büyümekte ya da kişi eşine hak verir görünse de içine atmakta ve bu birikim oluşturmaktadır. Kişi her ne kadar kendi ailesinden birisinin hatalı olduğunu bilse de bunun yüzüne karşı söylenmesi üzücü olmaktadır.

Eşinizin ailesiyle iyi geçinin

Yine yapılan çalışmalar göstermektedir ki eşler karşılıklı birbirinin ailesiyle ne kadar iyi ilişkiler içinde olurlarsa sevgi ve ilgi gösterirlerse o kadar mutlu olmaktadırlar.

Arkadan konuşmaları engelleyin

Hiç kimse arkasından konuşulup eleştirilmek istemez. Bununla beraber maalesef bu insanlar arasında sıklıkla yapılmaktadır. Bazen yaşlılık, bazen ruhsal hastalıklar ya da düşünmeden hareket etme sonucu anne-babası ve eşi hakkında konuşan kişi bunu yerine göre anlayışla dinlese de eşine bunu yansıtmamalıdır. Eşi ailesi hakkında konuşursa bunu da kibarca engellemelidir. Bu tür hatalar evliliğin ilk yıllarında ciddi sorunlara ve sevgi eksikliğine sebep olmaktadır. Eşiyle ailesi arasında sevgi ve saygıyı artıracak şekilde iletişim becerisine sahip olmak, evliliğin ilk yıllarından itibaren sağlam temeller üzerine oturmasını sağlamaktadır.

Eşinizi eleştiriler karşısında yalnız bırakmayın

Bazı aileler stresli ailelerdir. Evliliklerde az sayıda da olsa psikolojik problemlere bağlı olarak yüze karşı hakaret ve yersiz eleştiriler gibi hiç olmaması gereken durumlar görülmektedir. Bu da ne kadar uygun şekilde engellenir ve mağdur olan yalnız bırakılmazsa evlilik o kadar seviyeli bir şekilde devam eder.

Farika Teymur Artır

Ailem ve Ben Dergisi

Kültür Farklılığı Evliliğinizi Sarsmasın

Basit gibi gelse de her evde giyimden yemek kültürüne kadar bir dizi sorun yaşanır. Peki bunlar nasıl aşılabilir?

Sevgi ya da aşk her şeyi çözmüyor. Evlenmeye karar vermeyle birlikte bir seremoni süreci başlıyor. Kız isteme, nişan, nikah ve düğün. Beraber bir evi paylaşma, sorumluluklar, alışkanlıklar ve her yöreye has yaklaşımlar evlilik çatısının altında gerginliklere yol açıyor. Ne alınacağı, neyin getirileceğinden başlayan ve evlilik sonrasında ev içinde devam eden farklı kültürlerin kaynaşma problemi kimi zaman aşılamayarak evliliği bir zindana dönüştürebiliyor. Özellikle farklı bölgelerden yani bir Trabzonlunun bir Diyarbakırlıyla, bir İzmirlinin bir Vanlıyla ya da bir Edirnelinin Erzurumluyla evliliğinde kültürel farklılıklar kendini çokça hissettiriyor. Bu durum, giyim-kuşamdan yemek kültürüne, olaylara yaklaşım tarzına, ev içi sorumlulukların dağılımına kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Evliliğin ilk zamanlarında, yuvanın ilk heyecanıyla birçok şey görülemeyebiliyor. Ama cicim aylarının geçmeye yüz tutmasıyla birlikte karı-koca arasındaki yemek ve sofra kültürü, hassasiyetler, davranış biçimi kendini hissettirmeye başlıyor. Kayınvalideler, gelinlerinin kendi kültür ve davranış biçimlerine hemen adapte olmasını bekliyor. Damatlardan da aynı beklenti kayınpeder cephesinde yaşanıyor. Kimi zaman karı-koca arasında vazgeçilemeyen alışkanlıklar önce gerginliğe, ardından da şiddetli geçimsizliğe kadar uzanan bir dizi sıkıntıya sebep oluyor. Halbuki kültürel yaklaşımların, alışkanlıkların ne hemen değiştirilmesi mümkündür ne de bunlarda ısrarla devam etmek. Bu sorunu en iyi ortak yolu bulan, birbirlerine anlayışla yaklaşan eşler çözebiliyor.

Âdet ve kültür çatışması nasıl aşılabilir?

Evlilikte eş seçiminde dikkat edilecek hususlardan biri de kültür benzerliğidir. Adaylar diğer önemli hususlarda birbirine ne kadar uygun olsalar da kültür farklılığı eşlerin geçimini etkilemektedir. Eşlerin ailesinin çiftçi ailesi, esnaf ailesi, memur ailesi, akademisyen ailesi vb olması, ailenin sosyo ekonomik durumu, ailenin yerleşim yeri ve şekli, yerleşim yerinin coğrafi özellikleri, tarihî özellikleri, yaşama şeklini hayata bakış açısını ve davranışları önemli ölçüde etkilemektedir. Bu niçin bu kadar önemlidir?

Evlilik çok yönlü olan bir beraberliktir. Evlilikte duygusallık, cinsellik, ekonomik paylaşım, ev içi sorumlulukların paylaşımı, fikrî beraberlik, anne-babalık farklı bakış açıları gerektirir. Bu bakış açılarının edinilmesinde içinde yaşanılan kültürün etkisi çoktur. Evlilikte kültür farklılığı en çok ailesinden ayrı yerde okumuş veya çalışmaya başlamış kişilerin evliliklerinde kendisini göstermektedir. Birbirine yakın yerlerde yaşayan kişiler ailelerinin kültür farkının bilincinde olarak evlenir. Fakat aileler birbirini iyi tanımadığında bazı sorunlar çıkmaktadır.

Basit gibi görülen sorunlardan kavga çıkıyor

Evlilikte sorunlar çok basit görünebilecek konulardan çıkmakta ve başka sorunlarla birleşince hayret verecek kadar büyümektedir.

Merasimler

İki aday ve ailesi arasında kültür farklılığı varsa ilk sorunlar merasimlerde çıkmaktadır. Kız isteme şekli, söz kesme, adayların birbiriyle görüşme sıklığı, düğünün nerede ve ne şekilde yapılacağı kültürün etkisiyle farklılık göstermekte ve farklı kültürden aileler arasında bu yönden sorunlar çıkıp büyüyebilmekte ve gençlerin bütün evlilik hayatını etkileyebilmektedir.

Sofra düzeni ve yemek çeşitleri

Yemek biyolojik bir ihtiyaç olduğu kadar yemek yeme aynı zamanda sosyal bir olaydır. Ailenin yeme şekli ve düzeni ile yemek çeşitleri de kültürünü yansıtmaktadır. Bununla beraber sosyal ve ekonomik şartlardan da etkilenmektedir. Farklı kültürlerden kız veya erkek ailesinin ve bunlara bağlı olarak gelin ve damadın bu farklılıkları yadırgadıkları ve bunu daha sonra dile getirdiklerinde sorunların büyüdüğü de görülmektedir.

İhtiyaçlar

Neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olmadığı konusu da kültürden etkilenmektedir. Tabii bunda ekonomik şartlar da etkili olmaktadır. Yaşama şekli belli bir görgü ve kültür meydana getirmektedir. Bu da kurulacak evin eşyalarının seçiminde etkili olmakta ve karşılıklı anlayış olmadığı takdirde sorunlara sebep olabilmektedir. Birisi için ihtiyaç olan diğer kişi için israf olarak görülebilmektedir.

Giyim tarzı

Gerek evliliğin başlangıcında gerekse eşlerin hayatında giyim tarzı eşlerin hayatında sorun olabilmekte eşler birbirinin veya ailenin giyim kuşamını yadırgayabilmekte ve karşı tarafın değişmesini isteyebilmektedirler.

Ev içi sorumlulukların paylaşımı

Bu konu da aynı şekilde kültürün etkisiyle farklılık göstermektedir. Kadının çalışması, alışverişe gitmesi, eşine dış işlerinde yardım etmesi, erkeğin ev işlerinde veya çocuk bakımında eşine yardım etmesi, yardımcı bulunması vb. konular hep kültürle alakalıdır. Bu konudaki düşünceler ve davranışlar kültürden etkilenmekte ve arada çok farklılık varsa eşlerin uyumunu tabii olarak zorlaştırmaktadır. İnsanlar karşılıklı konuşarak birbirlerinden görerek biraz değişebilirler. Fakat arada büyük bir kültür farklılığı varsa bu değişiklik tam bir uyum için yeterli gelmeyecektir.

Sevgi ve hoşgörü kültür problemini azaltır

Eş seçiminde kültür farklılığına dikkat etmek sorunların azalmasına yardımcı olur. Bununla beraber belli bir kültür farklılığı olması kaçınılmazdır. Farklı kültürlerden olan kişilerin anlaşabilmesi için kişilerin farklı bakış açılarına saygılı ve değişime açık olmaları gerekir. Bunun için önce eşlerin sevgilerinin çok güçlü ve birbirlerine gerçekten saygı göstermesi ve evlilikte kararlı olması gerekir. Eşini seven, güvenen ve sayan bir kişi onun ve ailesinin üzülmesini istemez ve bunun için elinden geleni yapar. Kendi ailesinin de üzülmesini istemez fakat kendisine olan sevgilerinden yola çıkarak evliliğe zarar vermemeleri için elinden gelen hassasiyeti gösterir.

Örnek olarak evliliklerde sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri köyde yaşayan eşin ailesine tatillerde ziyarete gitmede yaşanmaktadır. Köy hayatını veya o köydeki hayatı yadırgayan eş bu konuda huzursuz olup eşini de huzursuz edebilmektedir.

Halbuki kültürel özellikler zenginliklerdir. Hayatı başka açılardan görmemize yardımcı olur. Şehir hayatı düzenli ve estetik olabilir. Köy hayatında ise doğallık ve bambaşka bir güzellik vardır. İnsanları gözlemek farklı hayatlardaki insanların hayatı nasıl anladıklarını, zorluklarla nasıl başa çıktıklarını anlamaya çalışmak farklı şekillerde yaşamayı kolaylaştırır. Prensiplerinden taviz vermeyen insanlar bu konuda zorluk çekebilirler. Biraz esnek olmak karşıdaki insanın yerine kendini koymak (empati) geçimi kolaylaştırır. Mesela köy şartlarında yetişmiş bir genç kız şehirde yaşayan bir aileye gelin gittiğinde onların yaşama şekline uygun hareket ettiğinde eşiyle ve ailesiyle sorunlar az olur.

Aynı şekilde şehir hayatında yaşayan bir genç kızın da eşinin köyde yaşayan ailesine uyum göstermeye çalışması bazı yöresel yemekleri öğrenmesi aradaki sevgi bağını kuvvetlendirmektedir. Kültür farklılıklarından olan ev içi sorumluluklarının paylaşımında erkeklerin de bazı değişimlere açık olması ile orta yol bulunabilmektedir. Mesela çalışan veya küçük çocuklu hanıma ev işleri ve çocuk bakımında yardımcı olmak, alışverişi ortak zevklere göre birlikte yapmak, bazı günler dışarıda aileye uygun bir yerde yemek yemek gibi değişiklikler eşlerin arasında problemlerin büyümesini ve gergin bir ortamın ortaya çıkmasını önlemektedir..

Sofra düzeni evliliğe mani olur mu?

Nihal Hanım şehirde tahsilini yapmış, yine şehirde öğretmenlik yapmakta ve o şehrin üst düzey yöneticileri ve aileleriyle sıklıkla görüşmektedir. Ev düzeninde olduğu gibi sofra konusunda da hayli titizdir. Oğlu bir köy öğretmeninin kızıyla evlenmek istemiştir. İstemeye gittiklerinde sofranın kuruluşundan, sofra örtüsünden hayli rahatsız olmuş ve bunu oğluna söylemiştir. Halbuki o şartlarda o şekilde bir sofra düzeni gerekmektedir. Nihal Hanım bunu düşünememiştir. Fakat oğlu annesini kırmadan köyde bu şekilde yaşanabildiğini, evlendikten sonra eşinin ona uyum göstereceğine inandığını söylemiş, eşine de bu konuşmadan bahsetmemiştir. Nihal Hanım’ın gelini çok iyi bir ev hanımı olmuştur. Çok bilgili, görmüş geçirmiş bir insan olan kayınvalidesinden de çok şey öğrenmiştir. Eşini ve ailesini mahcup edecek bir davranışta bulunmak şöyle dursun Nihal Hanım’ın arkadaşlarından sürekli takdir almıştır. Nihal Hanımın oğlu ve eşi aralarındaki sevgi ve saygıyla kültür farklılığından kaynaklanan sorunların üstesinden gelmişlerdir. 

Farika Teymur Artır



2146 defa okundu.
ÜYE GİRİŞİ
kullanıcı
şifre
  Hatırla  
  yeni üye
şifre hatırlatma

BAŞARAN YAYINLARI

ANA MENÜ

KONULAR

DANIŞMA HATTI
SBS Danışma Hattı
KPSS Danışma Hattı
YGS Danışma Hattı
Aile Danışma Hattı

ANKET
Çocuğunuzun Dikkat Eksikliği Eğitimi Almasını ister misiniz?

Kesinlikle Evet
Evet
Olabilir
Hayır


1207 kişi oyladı.

İSTATİSTİK
Ziyaretçi
    Bugün : 2.930 kişi
    Dün : 1.805 kişi
    Toplam : 1.723.347 kişi
Online
    12 Ziyaretçi Var
 

Başaran Danışmanlık © 2008-2012
Merkez : Fevzi Çakmak Cad. (Kervansaray Hotel Altı Ziraat Bankası Yanı) gurup apartmanı NO:35 K:4 D:7 FOMARA / OSMANGAZİ / BURSA
Tel: 0 224 224 10 62 - 0 532 45 79 112 - 0543 504 1 504 - 0505 803 34 10
Fax: 0 224 224 10 63

 E-posta : basaran@basarandanismanlik.com